Yargıtay 

4. Hukuk Dairesi

2016/4457 E.,

2016/11451 K.

Davacılar, mütevaffanın eşi ve çocukları olup, davalı tarafından kasten öldürülen yakınlarının desteğinden yoksun kaldıklarını belirterek, maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuşlardır. Davalı, istemin reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, dosyadaki bilirkişi raporu esas alınarak istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dosyadaki bilgi ve belgelerden; mütevaffanın aile şirketinin hissedarı ve müdürü olduğu, yaşam standardı ve refah düzeyinin yüksek olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece, destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanırken davacının tazminata esas geliri olarak sadece şirket tarafından düzenlenen ücret bordrosunun temel alınması doğru değildir. Keza; ceza dosyasında dinlenen tanıklar ifadelerinde maddi konulardan davalı ve öldürdüğü oğlu arasında sorunlar yaşandığını belirtmişlerdir, bu tanıklardan … 20/02/2012 tarihli ifadesinde ağabeyi olan müteveffanın kendisine babalarının yanlış birtakım davranışları olduğunu, kendisini sömürdüğünü, ücretini düşük gösterdiğini söyleyerek dert yandığını beyan etmiştir. Yine mahkeme tarafından desteğin gelirine emsal olabilecek gelirler …. Mühendisleri Odasından sorulmuş, oda 19/02/2015 tarihli cevabi yazısında yıllara göre emsal ücretleri liste halinde dosyaya bildirmiştir. Bu durumda; mütevaffanın en azından emsallerinin elde edeceği kazancı elde edeceğinin kabulü ile gerçek gelirinin belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yaşam standardı ile de orantılı olmadığı açıkça belli olan ücret bordrosunun esas alınması doğru olmamış, bu durum bozmayı gerektirmiştir.