FACEBOOK KAYITLARININ DELİL NİTELİĞİ

                                                                                                                                         Av. Seray Kaya

1.Facebook Kayıtları Boşanma Davasında Delil Olarak Kullanılabilir Mi?

Boşanma davalarında eşlerin birbirlerinin facebook, instagram, whatsapp gibi sosyal paylaşım sitelerinden yaptıkları paylaşımların delil olarak sunulduğunu görmekteyiz. Bu paylaşımların boşanma davasında delil olarak sunulması halinde Mahkemenin öncelikle bu delillerin hukuka uygun olarak elde edilip edilmediğini incelemesi gerekmektedir. Nitekim Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 189. maddesinde “Hukuka aykırı olarak elde edilmiş olan deliller, mahkeme tarafından bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz.” denilmiş ve yine aynı maddenin devamında bu delillerin delilin caiz olup olmadığının mahkemece re’sen inceleneceği düzenlenmiştir.

Dolayısıyla Anayasa, Kanunlar ve Yargıtay içtihatları doğrultusunda, hukuka aykırı olarak elde edilmiş veya hukuka aykırı olarak yaratılmış delillerin yargılamada ispat aracı olarak kullanılamayacağı açıktır. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 07.03.2017 Tarih, 2016/14742 E. 2017/2577 K. sayılı ilamı da Mahkemenin öncelikle sunulan delillerin hukuka uygun olarak elde edilip edilmediğini incelemesi, sunulan delillerin hukuka aykırı olarak elde edildiği veya yaratıldığı tespit edildiği takdirde bu delillerin dosya kapsamında değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etmektedir:

“Hukuka aykırı olarak elde edildiği anlaşılan delillerin, mahkeme tarafından bir vakıanın ispatında dikkate alınamayacağı düzenlenmek suretiyle yargılama sırasında taraflarca sunulan delillerin elde ediliş biçiminin mahkeme tarafından re’sen göz önüne alınması ve bu delillerin hukuken meşru yol ve yöntemlerle elde edildiği, delilin her ne suretle olursa olsun hukuka aykırı olarak elde edildiğinin tespiti halinde, diğer tarafça bu konuda itiraz ileri sürülmese dahi mahkemece bu sunulan delillerin caiz olmadığına karar verilerek, dosya kapsamında değerlendirilmemesi ilkesi benimsenmiştir.”

Facebook hesabında herkese açık olarak yapılan, herkesin ulaşıp görebileceği nitelikteki paylaşımlar hesap sahibinin özel alanına ilişkin değerlendirilmez ve bu paylaşımlar davada delil olarak kabul edilebilir. Ancak burada belirtmek gerekir ki Yargıtay, bu paylaşımların hukuka uygun kabul edilmesi ve hükme esas alınabilmesi için; bu sosyal medya hesabının diğer eşe ait olduğunun ve delil olarak sunulan paylaşımların diğer eş tarafından yapıldığının ispatlanması gerektiğini ifade etmektedir. Nitekim çoğu sosyal medya sitesinde bir başkasına ait fotoğraf ve bilgilerin kullanılması suretiyle sahte profiller oluşturulabilmektedir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 2016/14742 Esas ve 2017/2577 Karar sayılı ilamı;

  “Diğer taraftan, hukuka aykırı olarak elde edilen klip görüntülerinin, paylaşımlarının yapıldığı sosyal medya hesaplarının kendisine ait olduğu hususu da davalı tarafından kabul edilmediği gibi, davacı taraf sosyal medya hesaplarının (Facebook/WhatsApp) ve bu hesaplardaki paylaşımların davalı tarafından yapıldığı hususunu da ispatlayamamıştır.”

Aynı şekilde sosyal medya hesaplarında yapılan paylaşımların, aynı paylaşım ortamında bulunmayan kişilerce delil olarak kullanılamayacağı da kabul edilmektedir. Diğer eşten gizlice, habersiz şekilde telefonun karıştırılması, konuşmaların kayıt altına alınması suretiyle elde edilen deliller, özel hayatın gizliliğinin ihlali anlamına geleceğinden boşanma davalarında delil olarak kullanılamayacaktır. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 2016/14742 Esas ve 2017/2577 Karar sayılı ilamı;

“Sosyal medya hesaplarında yapılan paylaşımların, ancak hesabın sahibi veya aynı paylaşım ortamında (facebook/WhatsApp) bulunan kişilerce delil olarak kullanımının mümkün olduğu düşünülebilecektir. Diğer bir anlatımla, sahte profil oluşturup paylaşımlarda bulunmak veya kişi profillerinde hesap sahibinin bilgisi, muvafakatı ve izni olmaksızın yapılan paylaşımların delil olarak sunulması halinde, bunların 6100 Sayılı HMK’nun 189/2. maddesi kapsamında hukuka aykırı delil kabul edilmesi gerekir.” şeklindedir.

Hukuka aykırı olarak yaratılmış delillerin de yargılamada delil olarak kullanılamayacağından bahsetmiştik. Örneğin; Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 05.02.2014 Tarih, 2013/19577 Esas ve 2014/1926 Karar sayılı ilamında kadının boşanma davasına delil olarak sunduğu yazışmalardan, kadının, kocasına kendisini kocasının dayısı olarak tanıttığı ve bu suretle sosyal medya üzerinden yazıştığı anlaşılmıştır. Yargıtay bu delilin hukuka aykırı olarak yaratıldığını kabul ederek boşanma davasında dikkate alınmaması gerektiğini ifade etmiştir:

“Facebook isimli sosyal paylaşım sitesi kullanılarak kocanın, dayısıyla görüşmelerine ilişkin iletişim kayıtlarının da; davacının, sosyal paylaşım sitesinde kendisini “kocanın dayısı” yerine koymak suretiyle “dayısı ile koca” yazışıyormuş görüntüsü verilerek davacı tarafından oluşturulduğu, davacının da bunu kabul ettiği anlaşılmaktadır. Bu halde, sosyal paylaşım sitesi üzerinden yapılan görüşme kayıtları da vakıaların ispatında dikkate alınamaz.”

Bunların yanı sıra yine Yargıtay kararları ile hukuka uygun olarak elde edilen bilgilerin, belgelerin, fotoğrafların veya yazışmaların tek başına ispat gücü taşımadığı, hükme esas alınabilmesi için başka delillerle de desteklenmesi gerektiği kabul edilmektedir. Örneğin;

  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 05.02.2014 Tarih, 2013/19577 Esas 2014/1926 Karar sayılı ilamı; “Elektronik ortamdaki fotoğraf, film, görüntü veya ses kaydı gibi veriler ve bunlara benzer bilgi taşıyıcılar, diğer delillerle desteklendikleri takdirde ‘delil’ olarak hükme esas alınabilir. Bu veriler tek başına vakıaların ispatına yeterli değildir.”
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 27.11.2012 Tarih, 2012/8580 Esas 2012/28405 Karar sayılı ilamı; “Tarafların ayrılmasına neden olan olay, davacı-davalı kocanın başka bir kadınla olan güven sarsıcı davranışlarıdır. Davalı-davacı kadının evi terkinden sonra bile davacı-davalı kocanın Y. isimli kadınla görüşmeye devam ettiği, dosyada bulunan internet/facebook çıktısı, Y.’in çektiği mesajlar ve tanık beyanlarından anlaşılmaktadır.”

Özetle, facebook kayıtlarının boşanmada delil olarak hükme esas alınabilmesi için;

  1. Bu kayıtların hukuka uygun olarak elde edilmesi,
  2. Bu sosyal medya hesabının diğer eşe ait olduğunun ispatlanması,
  3. Delil olarak sunulan paylaşımların diğer eş tarafından yapıldığının ispatlanması ve
  4. Başka deliller ile desteklenmesi gerekmektedir.

2.Facebook Kayıtlarının Hukuka Aykırı Olarak Elde Edilmesinin veya Yaratılmasının Cezai Yaptırımı Var Mıdır?

Yukarıda açıklandığı üzere hukuka aykırı olarak elde edilen veya yaratılan deliller yargılamada hükme esas alınmaz. Ancak Mahkemece suç oluşturduğu değerlendirilirse bu eylemden dolayı ceza yargılaması gündeme gelmektedir. Diğer eşin sosyal medya hesaplarının şifresi ele geçirilerek, bilgisi ve izni olmaksızın bu hesaplara erişim sağlanılması durumunda, bu paylaşımları ele geçiren eş, bu eylemi nedeniyle bilişim sistemine yetkisiz erişim, bilişim sistemindeki verilere müdahale, özel hayatın gizliliğini ihlal veya kişisel verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi gibi suçlardan cezalandırılabilecektir.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin 18.11.2013 Tarih, 2013/2454 Esas ve 2013/25865 Karar sayılı ilamı;

“Katılanla aralarında henüz boşanma davası açılmadığı ve fiilen ayrı yaşadıkları dönemde, katılana ait facebook adresinin daha önceden bildiği internet şifresini, hakkı bulunmadığı halde kullanmak suretiyle bilişim sistemindeki katılana özel kısma girip, katılana ait oturumda, söz konusu elektronik iletilerin içeriğini, ‘B.’nın bir bayan öğrencisine yazdığı duygusal mektuplar’ başlığıyla beraber başkalarının görgüsüne sunacak kadar süreyle hukuka aykırı olarak sistemde kalmaya devam etmesinin ardından, katılanın bu yazıları sistemden kaldırma olanağını ortadan kaldırmak amacıyla, katılanın facebook’a girişi sırasında kullandığı elektronik posta adresini değiştirip, başka bir elektronik posta adresi oluşturarak, katılanın sistemdeki kendisine ait kısma erişememesine sebebiyet verdiği olayda…” bu eylemleri gerçekleştiren sanığın sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme ve hakaret suçlarından cezalandırılmasına karar verilmiştir.

Bir başka kararda ise Yargıtay, sanığın “hukuka aykırı hareket etme bilinciyle davranmadığı” gerekçesi ile beraatine karar verilmesi gerektiğine karar vermiştir. Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin 28.03.2018 Tarih, 2017/6312 Esas ve 2018/3603 Karar sayılı ilamı;

“Oluşa ve dosya kapsamına göre; sanığın, boşanma aşamasında olduğu eşi katılanın facebook adresine girip katılanın mesajlaşma içeriklerini alarak aralarında devam eden boşanma davasına delil olarak sunduğu iddia ve kabul edilen olayda, katılanın tarafı olduğu mesajlaşma içeriklerini üçüncü kişi ya da kişilerle paylaştığı ve/veya çoğaltarak dağıttığına dair hakkında bir iddia ileri sürülmeyen sanığın, katılanın güven sarsıcı olumsuz tutum ve davranışlarını ispatlama amacını taşıyan eyleminde, hukuka aykırı hareket etme bilinciyle davranmadığı gözetildiğinde atılı suçların yasal unsurlarının oluşmaması sebebiyle CMK’nın 223/2-a maddesi gereğince beraat kararı verilmesi gerekir” şeklindedir.

Aynı yönde Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin 16.09.2015 Tarih, 2015/1754 Esas ve 2015/13488 Karar sayılı ilamı;

“Resmi nikahlı eşi olan mağdurun sadakatinden kuşkulanan ve aldatıldığını düşünen sanığın, eşi olması nedeniyle daha önceden bildiği mağdura ait facebook hesabına girerek, mağdurun başka erkeklerle yaptığı görüşmeleri içeren internet çıktılarını temin ettiği, eşinin kullanımındaki cep telefonuna ait arama kayıtlarını ondan habersiz ele geçirdiği, bu suretle elde ettiği belge örneklerini, daha sonra açtığı boşanma davasına delil olarak sunduğu iddialarına konu olayda, sanığın, evli olmasına ve öğretmen olarak görev yapmasına rağmen mağdurun güven sarsıcı davranışlarda bulunduğuna dair iddialarını ispatlama amacını taşıyan eylemlerinde, hukuka aykırı hareket ettiği bilinciyle davranmaması nedeniyle üzerine atılı özel hayatın gizliliğinin ihlal suçunun yasal unsurlarının oluşmamasından dolayı sanık hakkında CMK’nın 223/2-a maddesi gereğince beraat kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.” şeklindedir.


Warning: preg_replace(): The /e modifier is no longer supported, use preg_replace_callback instead in /home/yargibil/public_html/wp-content/plugins/etiketlere-title/etiketlere_title.php on line 15