20.İdare Mahkemesi

K:2019/772

Tarih: 21.02.2019:

“…Sanıkta ele geçen dijital materyallere ilişkin raporda da sanığın örgüt ile üyesi olduğu konusunda bir delil elde edilmediği, dolayısı ile sanığın örgüt içerisinde çeşitlilik ve süreklilik arzeden bir eyleminin tespit edilemediği, sanığın örgütün hiyerarşik yapısı içerisine girdiğine, örgüt ile arasında üyelik için gerekli bulunan organik bağın kurulduğuna, örgütün kuruluşu, kurucuları, lideri, amacı, stratejileri ve eylemleri ile irtibatlı olduğuna tanık ..’nin soyut ve mahkumiyete yeterli olmayan beyanı dışında her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilememiştir…”

“…Davacının çocuğunun FETÖ/PDY bağı olduğu gerekçesiyle kapatılan…Ortaokulunda 2015-2016 eğitim ve öğretim dönemine ilişkin kaydının olduğu… veli kaydına ilişkin tespitin tek başına davacı ile FETÖ/PDY terör örgütü arasında normal bir vatandaştan beklenebilecek olandan daha yoğun bir bağ teşkil etmediği anlaşıldığından…” dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

“…Silahlı örgüte üye olmak; örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Suçun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması, süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Dosya kapsamına göre tüm aşamalarda suçlamayı kabul etmeyen sanığın örgütle organik bağ içine girip sürekli şekilde çeşitlilik ve yoğunluk gösteren eylemlerde bulunarak Silahlı Terör Örgütüne Üye olmak suçunu işlediğine dair savunmasının aksine her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı bir delil bulunmadığı…”

“…11-Ağır Ceza Mahkemesi kararında tanık olarak dinlenen ‘nin ifadesinde, ” isimli sanık benim uzaktan akrabam (üvey kardeşimin gelini) olur,isimli şahıs ‘in eşidir, ve öğretmen olarak görev yapmakta idiler ancak nerede çalıştıklarını bilmiyorum, ve evlendiğinde kendilerini FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütünün evlendirdiğini duymuştum ancak şu anda kimden duyduğumu hatırlamıyorum, bu şahıslar hakkında örgütsel herhangi bir faaliyetlerde bulunduklarına ilişkin başka bir şey duymadım, zaten kendilerine gidip gelmeyiz, kendilerini fazla tanımayız ve samimiyetimiz yoktur” hususunu beyan ettiği, söz konusu beyanın görgüye dayalı olmayan ikincil nitelikte bir anlatıma dayalı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Nitekim ilgili Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararında da tanık beyanının soyut olduğu vurgulanmıştır…”

“… 12- Davacının FETÖ/PDY terör örgütüne müzahir Bank Asya isimli bankada 01.01.2014 tarihinden itibaren mevduatını artırdığı ileri sürülmüşse de, Mahkememizin 09.01.2019 tarihli ara kararı üzerine TMSF’den gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda, davacının ilgili bankadan 2012 yılı içerisinde kullandığı taşıt kredisinin ödemesi sebebiyle rutin şekilde her ayın 17. gününde hesabına para yatırdığı ve yine her ayın 17. gününde yatırılan paradan krediye ilişkin taksit tutarı kadar paranın eksildiği, açıklamanın da “proje geri ödemesi” şeklinde olduğu görülmektedir. Davacının bahsi geçen hesabı 26.08.2010 tarihinden itibaren aktif olarak kullandığı, taşıt kredisinin taksitlerinin ödemesi devam etmesine rağmen 28.01.2014 tarihinde 8.458,10 TL ödeme yaparak kredi borcunu kapattığı, 22.02.2014 tarihli işlem ile de vadesi dolmamasına rağmen katılım hesabındaki parayı çekerek örgütün sözde liderinin talimatının aksine bankadaki ilişkisinden uzaklaşma yönünde eğilim gösterdiği anlaşılmaktadır. Bu doğrultuda davacı tarafından Bank Asya’ya yatırılan para miktarı ve sebebi ile hesap hareketlerinin hayatın olağan akışına uygun ve makul olduğu, ayrıca davacının Bank Asya’da bulunan hesabında rutin bankacılık işlemlerini aşar nitelikte bir işlemin tespit edilemediği, hesap hareketlerinin davacı açısından FETÖ/PDY terör örgütüne destek sağlama niteliğinde bulunmadığı sonucuna varılmıştır…”

“14-Mahkememizin yerleşik içtihatlarına göre, Kanun Hükmünde Kararnamelerde belirtilen üyelik, mensubiyet veya iltisak yahut irtibat kavramlarının değerlendirilmesinde terör örgütleriyle veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplarla normal bir vatandaştan beklenebilecek olandan daha yoğun bir bağ aranması gerektiği de açıktır…”

“15-Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında gelinen noktada, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütüyle iltisaklı Bank Asya’ya yatırılan para miktarı ve sebebi ile hesap hareketlerinin hayatın olağan akışına uygun ve makul olduğu, davacı açısından FETÖ/PDY terör örgütüne destek sağlama niteliğinde bulunmadığı, Bylock programının davacı tarafından kullanılmadığının Ağır Ceza Mahkemesince tespit edildiği, veli kaydına ilişkin tespitin tek başına davacı ile FETÖ/PDY terör örgütü arasında normal bir vatandaştan beklenebilecek olandan daha yoğun bir bağ teşkil etmediği anlaşıldığından, 672sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile hiçbir işleme gerek kalmaksızın kamu görevinden çıkarılması üzerine kamu görevine iade edilmesi talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu’na yapılan başvurunun reddine ilişkin eksik ve yetersiz verilere dayalı dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.”