20.İdare Mahkemesi

E:2018/466

K:2018/1253

Tarih:28.11.2018 

“…bilgisine başvurulan gizli tanık ..ifadesinde “Davacı x şahıs’ın FETÖ/PDY toplantılarına katıldığı ve örgüte himmet adı altında para veren kişilerden olduğu” hususunu beyan ettiği, söz konusu beyanın zamansal ve mekansal bir anlatımdan uzak olduğu sonucuna ulaşılmıştır…”

“…davacının 2012 yılında kısa bir süre örgüt evinde kaldığı ve sohbetlere katıldığını beyan etmiştir. Bu noktada davacının, 2012 yılındaki kısa süreli eylemi sebebiyle kamu görevinden ihraç edilip edilmeyeceğinin değerlendirilmesi gerekir. Yargıtay 16.Ceza Dairesi’nin E:2015/3 K:2017/3 sayılı kararında belirtildiği üzere…17/25 Aralık 2013 tarihinden sonra kriminalize olmuş ve…devletin en üst düzey görevlileri tarafından açıklamalarda bulunulmuştur…”

“…örgüt kurucu ve yöneticileri haricindeki kişilerin 17/25 Aralık 2013 tarihleri öncesinde gerçekleştirdiği eylemler sebebiyle, Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya guruplardan biri olan FETÖ/PDY ile yoğun bağ kurduğundan bahsedilemeyeceği açıktır…”

“…2012 yılında kısa bir süre örgüt evinde kaldığı ve sohbetlerine katıldığı yönündeki tanık ifadesinin, 17/25 Aralık 2013 tarihlerinden önceki bir tarihe ilişkin olması sebebiyle davacının, FETÖ/PDY terör örgütüyle yoğun bağını ortaya koyacak nitelikte olmadığı sonucuna ulaşılmıştır…”

“Dava dosyasında mevcut kurum kanaatinin tetkikinden, “davacının ByLock programını kullandığı, FETÖ/PDY terör örgütünün sohbetlerine katıldığı yönünde ifadeler bulunduğu, bu sebeplerle davacının FETÖ/PDY ile irtibatlı olduğu hususu” değerlendirilmiş ise de, davacının ByLock programını kullanmadığının Mahkeme kararıyla sabit olduğu, ..isimli şahsın ifadelerinde davacı hakkında herhangi bir beyana yer verilmediği, gizli tanık ifadesinin zamandan ve mekandan uzak olduğu ve ..isimli şahsın ifadesinin 17/25 Aralıktan önceki sürece ilişkin olduğu anlaşıldığından, kurum kanaatine itibar edilmemiştir…”

“… davalı idarece, davacının FETÖ/PDY ile bağını ortaya koyan başka bir bilgi ve belgenin dosyaya sunulmadığı, dosyada mevcutlu belgelerin davacının FETÖ/PDY ile yoğun bağ içerisine girdiğine kanaat getirilmemesi açısından eksik ve yetersiz olduğu da anlaşılmaktadır…”

“…zamandan mekandan uzak olduğu ve … isimli şahsın ifadesinin 17/25 Aralık’tan önceki sürece ilişkin olduğu anlaşıldığından, kurum kanaatine itibar edilmemiştir.”  geçmektedir.

“…silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinin sabit olmadığı gerekçesiyle beraatine karar verildiği…dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.” yazmaktadır ve “dava konusu işleminin iptaline” karar verilmiştir.

“…Ceza mahkemesi kararının, idari yargıda görülen disiplin cezası üzerindeki etkisi ceza mahkemesince verilecek beraat ya da mahkumiyet kararına göre değişebileceği gibi, beraat kararının gerekçesine göre dahi değişebilecektir. Fiilin işlenmediği veya fiilin sanık memur tarafından işlenmediği gerekçesiyle verilebilecek ceza mahkemesi beraat kararı bağlayıcı olacakken, delil yetersizliği nedeniyle verilebilecek beraat kararı idari yargıda görülen davada bağlayıcı olmayacaktır…”