T.C.

YARGITAY

17. HUKUK DAİRESİ

2016/11702E – 2019/6170K

15.5.2019

DAVA : Taraflar arasında görülen tazminat davasının yapılan yargılaması sonucunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR : Davacı vekili, davalı … adına kayıtlı, davalı … idaresindeki aracın davacıya ait araca çarpması sonucu meydana gelen kazada davacının aracının tamamen hasar gördüğünü ve kullanılamaz hale geldiğini, değerinin düştüğünü belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla değer kaybı için 3.000,00 TL, sigorta şirketi tarafından karşılanmayan 3.060,00 TL’nin davalılardan sigorta şirketi yönünden sigorta poliçesi limiti ile sınırlı olmak kaydıyla dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, diğer davalılar yönünden olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, yaralanmasından dolayı 20.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar …,… ‘dan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı … Anonim Türk Sirgota Şirketi vekili, davacının başvurusu üzerine 28/04/2015 tarihinde 6.970,00 TL araç hasar tazminatı ödendiğini, davacıya ödenen bedel ile müvekkili şirketin sorumluluğunun sona erdiğini, aksi halde hesaplanan tazminattan ödenen bedelin güncellenerek tenzil edilmesini, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalının kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu belirterek neticede davanın reddini savunmuştur.

Davalı … vekili, kazada müvekkiline ait aracın sürücüsüne tam kusur verilmesinin hatalı olduğunu, değer kaybı ile hasar ve işçilik bedeli konusunda bilirkişi incelemesi yapılmasını, talep edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu belirterek neticede davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, iddia, savunma, yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davacının maddi tazminat isteminin reddine, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüyle 3.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalılar Sercan ve …’den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, dair karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1-) Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-) Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi manevi tazminat istemine ilişkindir.

Davacı taraf, çift taraflı kazada aracının hasarlandığını ve değer kaybına uğradığını, davalı trafik sigortası tarafından yapılan ödemenin gerçek zararını karşılamadığını belirterek aracın değer kaybından dolayı 3.000,00 TL, hasar bedeli olarak 3.090,00 TL maddi tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiştir.

Mahkemece benimsenen makine mühendisi bilirkişi raporu doğrultusunda, davacıya ait aracın değer kaybına uğramadığı, davalı sigorta şirketi tarafından 6.970,00 TL ödeme yapıldığı dikkate alındığında davacının karşılanmamış zararı bulunmadığı belirtilerek davacının maddi tazminat talebinin reddine karar verilmişse de, mahkemenin hükme esas aldığı bilirkişi raporunda araç değer kaybı hesaplaması Daire kriterlerine uygun biçimde doğru yapılmamıştır.

Davacı …’nin aracında kaza nedeniyle hayatın olağan akışına göre değer kaybı oluşacağı muhakkaktır. Mahkemece; yapılacak iş araç değer kaybı konusunda, tüm dosya kapsamına göre; davacı aracının modeli, markası, kaza tarihindeki yaşı, kilometresi, hasarının nitelik ve niceliği vs. gibi hususlar gözönünde bulundurularak, kaza tarihi itibariyle serbest piyasadaki 2. el piyasa rayiç değeri (hasarsız haliyle) ile aracın hasarı onarıldıktan sonraki haline göre serbest piyasadaki 2. el piyasa değeri arasındaki fark (aradaki farkın değer kaybı olarak kabul edilmesi) hususunda ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli şekilde ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesinden ibarettir. Eksik incelemeyle, yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması isabetli değildir.

3-) Davacı taraf, trafik kazası sonucu yaralanması nedeni ile yüzünde sabit iz meydana geldiğini ileri sürmüş,

mahkemece bu konuda herhangi bir rapor alınmadan ceza yargılamasında alınmış rapora göre davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulüyle 3.000,00 TL’ye karar verilmiştir.

Mahkemece yapılacak iş, davacının yüzünde sabit iz oluştuğuna ilişkin iddiasına yönelik Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulundan, davacı bizzat hazır edilerek yeni ve denetime uygun bir rapor alınarak karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

4-) Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

SONUÇ : Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) ve (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 15/05/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.