Çalışma Alanımız

Çalışma Alanımız içinde yer alan her konuda dosya bazlı uzman görüş raporları hazırlanmaktadır.

Bilirkişilik / Uzman Görüş Modülü

1- HTS /BAZ /CGNAT kayıtları inceleme ve Değerlendirme Modülü

HTS ((Historical Traffic Search) )Kayıtları: Hakim yada Cumhuriyet Savcısı kararı gereğince (CMK 135’e göre sadece belli koşullarda, belli kişilerin, belirli ve sınırlı bir süre) Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna yapılan talep çerçevesinde, belirlenmiş bir numaraya ait iletişim bilgilerinin tespit edilmesi, dinlenmesi ve kayda alınmasını kapsamaktadır.

Baz: Alıcı, verici ve güç ünitelerinden oluşan kabin ile sinyalleri yaymak için kule, direk, çatı, bina yüzeyleri vb. yerlere kurulan anten ünitelerinden meydana gelen ve mobil cihazlar ile haberleşmeyi sağlayan sistemlerdir. Baz istasyonları, mobil cihazlarla iletişim sağlamak amacıyla kurulmakta olup, baz istasyonlarının kapsama alanında olmayan yerlerde mobil iletişim kurmak mümkün değildir.

5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu uyarınca baz istasyonlarının kuruluşunda uyulması gereken kriterlerle ilgili düzenleme yapma yetkisi Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK)’ ındadır.

GSM abonesinin Telefon servis sağlayıcısının hizmetinden faydalanabilmesi için kurulan baz istasyonundan veri alıp/vermesi zorunlu olması sebebi ile aktif olan her GSM abonesi çekim alanı içinde bulunduğu baz istasyonu ile iletişim halindedir. Bu sebeple GSM abonesinin her an için hangi baz istasyonundan baz aldığı kayıt altına alınır. Baz istasyonunun adres bilgileri sabit ve bilinir olduğunda aynı zamanda bu kayıt alma işlemi ile yer tespiti de yapılmış olur.

NAT ve CGNat (Carrier Grade NAT) Kayıtları;

NAT, Network Address Translation, bir yönlendiricinin, router’ın iç bacağından -> dış bacağına çıkmasını isteyen insanların kurduğu bağlantılarda paketleri değiştirerek, iç bacaktaki insanların internet üzerindeki işlemleri yapmasını sağlayan tekniktir. Yani tek bir kısıtlı özel IP adreslerine bağlanan kullanıcıların GSM şebekesinden konuşursak, dış bacaktaki kısıtlı sayıdaki internet IP’lerini kullanmalarını sağlayan bir yöntemdir. Kısaca da PBX santrali gibi diyebiliriz.

CGNAT, (Carrier-Grade NAT) yani taşıyıcı seviyesinde adres dönüştürme tekniğidir ve bunu da NAT’teki tutulan ARP tabloları vs kullanımından ziyade insanlara atanmış internet IP‘lerine ait TCP/IP portlarından 64.510 tanesini teknik olarak adil olarak paylaştırmak için kullanılan tekniktir.

NAT ve CGNAT arasındaki fark nedir?

Aradaki fark, birinde port kısıtlaması yokken, NAT tekniğinde bu kısıtlama yokken yani dışarıya bağlantı kurmak için kullanılacak olan portlar rastlantısal oluyorken CGNAT’te bağlantı sayısı ve port sayısında kısıtlılık var. Bunun sebebi ise, NAT yönteminde tutulan ARP cache ‘in TCP/IP time-out süresinin gerçekte internet bağlantılarının milyonlarca abone konuşulduğu zaman özellikle mobil şebekelerde yavaş ve hantal kalmasıdır. Bu noktada TCP/IP ve time-out sürelerini vs gözetmeksizin belli aralıkta boş bulunan portlar üzerinden / dış portlar üzerinden aboneyi internete bağlamayı amaçlamaktadır.

Bu tür Kayıtların Hukuki Değeri

Baz, HTS ve CGNAT kayıtları nitelik olarak birer dijital veri olup aşamasına göre mahkeme kararı ile BTK’dan talep edilecek olan ve Anayasanın 22 maddesi üst koruması altında yapılan 5809 sayılı Haberleşme Kanunu, Kişisel Verilerin Korunması ve TCK 135 maddesindeki sınırlandırmalar ( Mayıs 2016 yılına kadar en fazla 1 yıl, Mayıs 2016 tarihinden sonra en fazla 2 yıllık muhafaza süresi) içinde kayıtların dosya kapsamında delil olarak kullanılması mümkündür. Nitelik olarak dijital delil olan Baz, Hts ve CGNAT gibi kayıtlar ikincil delil olup CMK 135 kapsamında başkaca bir yolla delil elde edilememesi ve katalog suçlar için kullanılabileceği gibi bu delillerin yalnız başına delil olmayacağı ve başkaca asli delillerle desteklenmesi gerekmektedir. Kısaca; bu tür ikinci delillerin hukuki delil değeri ancak usulü dairesince süresinde alınmış ve birincil delillerle desteklenmesi kaydı ile anlam ifade etmektedirler. Başka bir deyişle bu tür delillerin başkaca ikincil delillerle desteklenmesi halinde hukuken hiçbir anlam ifade etmeyecektir.

Baz, HTS ve CGNAt kayıtları usulü dairesince istenmesi ile kendi içinde ve dış bileşenleri ile uyumlu ve örtüşmesi halinde ikincil delil değeri kazanabilir.

BTK’dan istenen ve süresi dışında tedarik edilen bu tür hiçbir dijital delilin hukuki değeri yoktur. Bu tür deliller ancak istihbari amaçla kullanılabilirler. İstihbari amaçla kullanılan deliller de hiçbir şekilde hukuk dosyalarında delil olarak bulundurulamaz ve karara dayanak yapılamazlar. Nitelik olarak yasak delildirler.  Dolayısı ile bu tür delillerin değerlendirmesinde ciddi manada titiz davranılması gerekmektedir. Kaldı ki, bu tür delillerin değerlendirilmesi ciddi manada hukuki ve teknik bilgi gerektiren ve bu iki bilginin bir arada bulunmaması halinde ciddi sıkıntılar yaşanacağı aşikardır.

 

2- Veri Analizi ve Veri Kurtarma Modülü

 

Veri Analizi

Yargılamaya yön verecek faydalı bilgiler bulma, talep edilen sonuca ulaşma ve karar alma sürecini desteklemek amacıyla elde bulunan verileri inceleme, temizleme, bir araya getirme, dönüştürme ve modelleme sürecine Veri Analizi adı verilir.

 

 

 

 

Image Alma

İmaj almak adli bilişim suçlarının incelenmesinde ve suçların çözümünde olmazsa olmazlardandır. Bir adli bilişim suçu işlendiğinde suçun işlendiği cihaz üzerinde genelde canlı inceleme yapma imkanımız bulunmaz. İnceleme yapılacak cihazın birebir kopyaları oluşturulur ve bu kopyalar üzerinden inceleme işlemi yapılır. Oluşturulan bu kopyalara imaj (görüntü) denir. İnceleme yapılacak cihazın  fiziksel veya mantıksal imajı alınır. Cihazın çalıştırılabilir bir kopyasını oluşturmak için fiziksel imaj, disk bölümleri üzerinde inceleme yapmak için mantıksal imaj alınır. İmaj alınırken dikkat edilmesi gereken en önemli özellik HASH’dir. Hash imajı alan kişinin inceleme yapılacak cihaz üzerinde değişiklik yapmadığının ispatıdır.

Hash dediğimiz kavram bir veri bütününe benzersiz bir sayısal değer oluşturmaktır. Bir nevi insanlardaki T.C. kimlik numarası gibidir. İki farklı dosyanın aynı hash’e sahip olması çok çok düşük bir ihtimaldir. Bu yüzden yok sayılır. İnceleme açısından hash değerinin değişmemiş olması önemlidir. Zira cihaz üzerinde en ufak bir klavye tuş basışı bile hash değerini tamamen değiştirir ki bu da hiç istemediğimiz durumlar arasındadır. Değişen hash değerleri delil karartmaya girer ve inceleme için dikkate alınmaz.

 

Ses Analizi

Adli olayda inceleme konusu sesin gürültüden arındırılıp dipisinin arttırılarak anlaşılabilir şekle getirilmesi ses analizinin öncelikli amaçlarındandır. İnceleme konusu sesin anlamlandırılması başlı başına bir çalışma gerektirmektedir. Sesin insani ses mi yoksa mekanik yollarla oluşturulmuş ses mi olduğunun tespit edilerek kişinin doğal yollarda alınmış natürel ve kabul edilebilir sesi ile karşılaştırılarak fonetik açıdan ses benzerliğinin, aksan ve vurguların kıyaslanması gerekmektedir.

Ses analizi, bir metnin tape haline getirilmesinden farklıdır. Tape haline getirmede salt ses dinlenilerek birebir (motamot) yazı haline aktarılmasıdır. Bu durumda sesin ifade ettiği duygu, ima ve anlatım şekli yazıya aktarılmaz. Halbuki ses analizinin konusu kriminal bir olay olup sesin içerisinde gizli olan duygu, ima ve kişisel özelliklerin yerli yerince tespit edilerek sesin anlamlandırılmasını da gerektirmektedir. Çoğu zaman ses gürültüden ibarettir. Detay anlaşılmaz. Ya dıştan bir sebepten kaynaklı olarak anlaşılması zor hatta imkansız gürültü olarak algılanır. Ya da kişinin konuşma tarzından veya bilinçli davranışlarından dolayı ses fısıltı, hızlı ve anlaşılmaz şekilde veya aksan kullanılarak dinleyicinin konuşulanı anlaması istenmez. Yine bazen ses sadece duygu, şehvet, kızgınlık veya davranış türüne anlam veren duygu seline döner. İçerik olarak anlamsız gibi gözükse de olay ve olay yeri ile birleştirilip anlamlandırıldığında inceleme konuşu sesin adli olayın asıl odak delili olduğu görülmektedir. Bu değerlendirme, insani, teknik ve bilişim araçlarının desteği ile komplike şekilde yapıldığı takdirde olay çözümlemelerinde vazgeçilmez deliller arasına girebilmektedir.

Ses analizi yaparken tüm teknik imkanlardan faydalandığımız gibi bu alanda tecrübeli teknik elemanlarımız çok etkili sonuçlar elde edebilmektedirler

 

Görüntü Analizi

Adli görüntü, herhangi bir adli vaka sonucunda delil niteliği taşıyan ve olayın aydınlanmasını sağlayabilecek her türlü kayıt cihazından elde edilmiş görüntü olarak tanımlanabilir. Mahkeme tarafından delil olarak kabul edilen görüntüler, profesyonel veya kompakt fotoğraf makineleri, cep telefonları, güvenlik kameraları gibi her türlü kayıt cihazı ile elde edilebilir.

Görüntünün anlamlandırılması çoğu zaman olay kurgusunun doğru şekilde yapılmasına bağlıdır. Görüntüde eli hava olan kişinin ne yaptığı birçok şekilde anlamlandırılabilir. Yine çekilmiş bir fotoğrafın görüntüsünün bulanık, karanlık, uzak olmasından veya yüzün gözükmemesi başlı başına faili belirlemede yetersiz kalabilir. Teknik ve bilimsel yardımcı alet ve programlarla fotoğraf veya görüntünün netleştirilmesi mümkün olduğu gibi saniyelerle ifade edilebilecek görüntülerin onlarca anlık fotoğraf karesine çevrilmesi de mümkündür. Kamera kaydında gözükmeyen ayrıntılar çoğu zaman bu fotoğraf karelerinde saklı olduğu görülmüştür. Her film karesinin ortalama 24 kare fotoğraftan kaynaklandığı düşünüldüğünde meydana gelen trafik kazası veya öldürme/yaralama olayında bir karenin faili ele verebileceği gibi şüphelinin bir anda beraat etmesini sağlayacaktır. Dolayısı ile elde bulunan görüntünün fotoğraf karelerine çevrilmesi, büyütülmesi, yakınlaştırılması, netleştirilmesi, bulanıklığının giderilmesi, montaj olup olmadığı veya kişinin belirgin ve şahsına ait bir özelliğinin tespiti bu çalışmanın temelini oluşturacaktır.

Birçok defa saatlerce izlenen mobese, video, kamera kayıtlarına gömülü olan deliller kullandığımız sui generis metodlarla elde ettiğimiz ayrıntılarla birçok şüphelinin aslında olayla uzaktan yakından ilgisinin olmadığını görmüş bulunmaktayız.

Bu kapsamda olmak kaydı ile şu tür çalışmalarımız bulunmaktadır;

 

Ses ve görüntü iyileştirme

 

Sosyal Medya Araştırması (Facebook, Whatsapp, İnstagram ve benzeri alan incelemeleri) 

 

Mobese -Video görüntü Analizi

 

Ses ve Fotoğraf Birleştirme ve ayrıştırma

 

Sosyal Medya ve Çevre Araştırması

 

Trafik Kazası Görüntü iyileştirme

 

Ölüm, Yaralanma, Hırsızlık vb. kamera görüntüleri iyileştirme ve fotoğrafa aktarma

 

3- Olay Yeri İnceleme ve Değerlendirme Modülü

Olay Yeri İnceleme birimleri kanunlarla sınırlı olmak kaydıyla ve oaly yerinde bulunan delil ve izlere zarar vermeksizin meydana gelen bir olayın aydınlatılması amacıyla, olay yerinde delil niteliği taşıyabilecek her türlü iz, eser ve emarenin bilimsel ve teknik yöntemler kullanılarak araştırılması, elde edilen bulguların tespiti, kayıt altına alınması ve dokümantasyonu, toplanması, muhafazası ve ilgili yerlere gönderilmesi işlemlerini yerine getirilmesidir.

 

 

4- Trafik Kazası Bilirkişi Raporu

 

5- İş Kazası Bilirkişi Raporu

 

6- Adli Bilişim Modülü

 

 

B- Dava Yönetimi-Bilimsel Mütalaa Modülü

 

1- Ceza Hukuku Alanında Bilimsel Mütalaa ve Uzman Görüşü Vermek,

CMK m.67/6’ya göre; “Cumhuriyet savcısı, katılan, vekili, şüpheli veya sanık, müdafii veya kanuni temsilci, yargılama konusu olayla ilgili olarak veya bilirkişi raporunun hazırlanmasında değerlendirilmek üzere ya da bilirkişi raporu hakkında, uzmanından bilimsel mütalaa alabilirler…”.

CMK m.68/3’e göre; cumhuriyet savcısının, katılanın, vekilinin, şüphelinin veya sanığın, müdafiin veya kanuni temsilcinin talebi üzerine, soruşturma veya kovuşturma aşamasında bilimsel mütalaa hazırlayıp dosyaya sunan veya sunacak olan uzmanın duruşmada dinlenmesi mümkündür. Mahkeme bu talebi kabul etmese bile, uzmanı dinletmek isteyen taraf uzmanı hazır bulunduğu takdirde iddia ve savunma hakkının kısıtlanmaması ve uzmanın görüşünün duruşmada alınıp tutanağa geçirilmesi gerekir. Bunun için kanun koyucunun aradığı şart, yalnızca sözlü beyanda bulunması amacıyla taraflardan birisinin duruşmada uzman tanık dinletemeyeceği, dinletebilmesi için önceden veya duruşmada dinlenmesi sırasında uzman tanığın konu ile ilgili rapor hazırlamasıdır. Bu rapor, bilimsel mütalaa hazırlayan uzman tarafından ilgilisine vermeli ve davanın tarafı olan ilgili de bu raporu dava dosyasına sunmalıdır. Aksi halde, uzmanın duruşmada dinlenmesi mümkün değildir.

Uzmanın beyanı; davaya konu eyleme tanıklık yaptığı için değil, dava konusu veya dosyada bulunan bir delille ilgili görüşten ibarettir. Uzman görüşünün, bilirkişilik için CMK m.63/1’in ikinci cümlesinde öngörülen kısıtlılığa tabi olup olmadığı düşünülebilir. Burada geçen kısıtlama, taraflardan birisinin bilimsel mütalaa hazırlamakla görevlendirdiği uzmanı bağlamayacaktır. Esasında “taraf bilirkişisi” de denilebilecek uzman, bir anlamda görüş hazırladığı tarafa hukuki, özel, fenni veya teknik bilgi ve görüş vermek suretiyle yardımcı olmaktadır. Bu nedenle, CMK m.67/6’da “yargılama konusu olay ile ilgili olarak” ibaresine yer verilmiş ve uzmanın çalışma alanı geniş tutulmuştur. Soruşturmada ve kovuşturmada resmi sıfat taşımayan uzman; “taraf” veya “temsilci” olarak değilse de “tarafa yardım eden” sıfatıyla ve sahip olduğu bilgiler ışığında, soruşturma veya kovuşturmaya konu eylemle ilgili veya alınması muhtemel bilirkişi raporunun hazırlanmasında değerlendirmek üzere veya bilirkişi raporu hakkında bilimsel mütalaa hazırlayabilir. Uzmanın bu raporu sunacağı kişi, kendisinden görüş isteyen taraftır. (Prof. Dr. Ersan Şen)

 

2- Özel Hukuk Alanında Bilimsel Mütalaa ve Uzman Görüşü Vermek,

 

Uzman Görüşü

HMK Madde 293

(1) Taraflar, dava konusu olayla ilgili olarak, uzmanından bilimsel mütalaa alabilirler. Sadece bu nedenle ayrıca süre istenemez.

HMK Madde 293 Gerekçesi

Maddede yer alan düzenlemeyle, Anglo–Sakson kökenli bir kurum olan “taraf bilirkişisi” veya “uzman tanık” kurumu hüküm altın alınmıştır. Esasında bu kural, Ceza Muhakemesi Kanunundaki düzenlemeye paralel bir hükmü içermektedir.

Uzman görüşüne başvurulması bilirkişilikten farklıdır. Gerekli hâllerde bilirkişiye başvurulmasına mahkeme kendiliğinden veya talep üzerine karar verebilir. Ancak, tarafların bilirkişi dışında uzmanından bilimsel nitelikli görüş almaları da mümkündür. Böylelikle, özel ve teknik konularda da tarafların uzman görüşünden yararlanmaları ve iddia veya savunmalarını bu görüşlerle desteklemeleri mümkün olacaktır. Bu gerekçelerle birinci fıkrada, ihtiyaç duyulduğunda uzman görüşüne başvurulmasına imkân tanınmıştır. Fakat, taraflara sırf bu sebeple yeni bir süre verilemez ve yargılama ertelenemez. Hâkim dosyaya sunulan uzman görüşünü serbestçe takdir edecektir.

Uzman görüşüne başvuracak tarafın bu konudaki gerekli masrafları kendisinin karşılayacağı doğaldır. Mahkemeden veya karşı taraftan bu giderlerle ilgili herhangi bir talepte bulunulamaz ve bu giderler yargılama giderleri içerisinde sayılmaz.

İkinci fıkrada, görüşü alınan uzman kişinin mahkemede dinlenebileceği açıkça düzenlenmiştir. Tarafın iddia veya savunmasını desteklemek için görüşüne başvurduğu uzman kişi, talep üzerine veya re’sen mahkemeye çağrılarak dinlenebilir. Uzman kişinin dinlendiği duruşmada hâkim veya taraflar gerekli gördükleri soruları da sorabilirler. Uzman kişinin dinlenmesi imkânının getirilmesiyle bir yandan uzmanlık gerektiren konuların daha iyi aydınlatılabilmesi, diğer yandan da çelişkili ya da eksik veya yanlış bilgilerle yargılamanın olumsuz etkilenmesinin önüne geçilmesi amaçlanmıştır.

Uzman kişinin çağrıldığı duruşmaya geçerli bir özrü olmaksızın gelmemesi hâlinde, yargılamanın gecikmesini önlemek amacıyla hâkimin hazırlanan raporu değerlendirmeyeceği hususuna da bir vurgu yapılmıştır. Ayrıca hazırlanan raporla ilgili şüpheler ancak ilgili uzman dinlenerek giderilebileceğinden ve kendisi de gelmediğinde bu rapora dayanmak doğru olmayacağından böyle bir yaptırım düzenlenmiştir.

 

3- İdari Yargı Alanında Bilimsel Mütalaa ve Uzman Görüşü Vermek,

IYUK 31. maddesinde idari yargılamada bazı hususlarda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiş olup bunlar arasında bilirkişi, keşif uygulaması da yer almaktadır.

Ekim 2011 de yürürlüğe girecek olan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nunda bilirkişi incelemesi, keşif uygulaması ve uzman görüsü alınmasına ilişkin ayrıntılı düzenlemeler bulunmaktadır.

 

 

 

Uzman Görüşü

Taraflar, dava konusu olayla ilgili olarak, uzmanından bilimsel mütalaa alabilirler. Sadece bu nedenle ayrıca süre istenemez.

Hâkim, talep üzerine veya resen, kendisinden rapor alınan uzman kişinin davet edilerek dinlenilmesine karar verebilir. Uzman kişinin çağrıldığı duruşmada hâkim ve taraflar gerekli soruları sorabilir.

Uzman kişi çağrıldığı duruşmaya geçerli bir özrü olmadan gelmezse, hazırlamış olduğu rapor mahkemece değerlendirmeye tabi tutulmaz. (Mad.293)

 

4- Dava Dilekçesi, İstinaf ve Temyiz Dilekçesi Hazırlama Esnasında Kalem Görevi İcra Ederek Her Türlü Desteklemek,

-Anayasa Mahkemesi Bireysel Müracaat Formu Hazırlama Esnasında Her Türlü Teknik Destek

-BM Uluslararası Ceza Mahkemesine Müracaat esnasında Formların ve Evrakların Türkçe/İngilizce/Fransızca hazırlanmasında Teknik Destekkk

-AİHM Müracaat esnasında Formların ve Evrakların Türkçe/İngilizce/Fransızca  hazırlanmasında Teknik Destek

 

 

5- Avukatların Yetişemediği Tüm Kalem Çalışmalarında Bir Nev’i Teknik ve Hukuki Lojistik Destek Vermek, 

 

6- İngilizce ve Fransızca Hukuki Metin Tercümesi Yapmak,

 

7- Her Türlü Ticari Sözleşmeyi İngilizce  ve Fransızca Hazırlamak ve Tercüme etmek.