Hakkımızda

Alanında uzman bilişim, trafik, grafoloji, ses, grafik ve veri uzmanı, bilgisayar mühendisi, tıp, mali müşavir ve hukukçulardan oluşan geniş bir ekip ile hizmet vermekteyiz.

Meslek kariyerinde ortalama 20 yıllık mesleki tecrübeye sahip ve Türkiye’nin en iyi okullarından mezun olmuş temel hukuk bilgisine sahip teknik personel ile yine ülkemizin gözde hukuk fakültelerinden mezun mesleki kariyerlerinin zirvesinde yer almış geniş bir hukukçu kitlesi ile çalışmaktayız. Çalışma arkadaşlarımız alanlarında büyük başarılara imza atmış kişilerden oluşmaktadır.

Savunma hukukunun temel lokomotifini oluşturan avukatlarımızın, özellikle teknik konularda ve kalem görevlerinde desteklenmesi zaruridir. Doğaldır ki, gelen her davada avukatın tüm konuya detayları ile birlikte vakıf olması beklenemez. Diğer yandan hem hukuki mevzuat, hem de fiili durum itibariyle avukatın mesleki faaliyeti boyunca her konuda uzman bir ekibi istihdam etmesi mümkün değildir.

Taraflarla nizalı hale gelmeden hukukun ilk yardım ayağı olan ön araştırma, delillerin değerlendirilip anlamlandırılması, konun hukuk içindeki yeri, ulusal ve uluslararası hukukun konuya bakışı ve dava açarken gerekli dokümanların hazırlanmasının profesyonelce olması elzemdir. Böylesi bir hazırlıkla açılan bir davanın kazanılmaması veya açılan bir davada karşılık verip savunmanın güçlendirilerek karşı davanın kaybını sağlamaması mümkün görülmemektedir.

Ceza hukuku açısından da 2005 yılında yapılan köklü değişiklik ile savcılık ayağından itibaren savunmanın dosya içerisine kural olarak girmesi sağlanmıştır. Dolayısı ile savcının suçu/fiili-delili araştırması kadar taraf veya avukatın (müdafinin/vekilin) da elindeki delilleri sunarak kendisi hakkında ceza davası açılmaması noktasında “şüphelinin aleyhine olan delilleri toplamak gibi lehine olan delilleri toplaması açısından” savcıları yönlendirmek veya dosyasına bu tür deliller koyarak hakkında dava açılmasını engelleme hakkı doğmuştur. Böylesi bir çalışmada ilgili savcılık ya KYOK kararı vermek durumunda kalacaktır veya dava açılması halinde lehe olan delillerin dosyasında bulunması sebebi ile mahkemece sonuçta beraat kararı alınabilecektir.

Bu çalışmaların tümü birlikte çalıştığımız ve alanında uzman bilişim, trafik, grafoloji, ses, grafik ve veri uzmanı, bilgisayar mühendisi, makine mühendisi, adli tıp uzmanı, emekli polis memurları, mali müşavir ve hukukçulardan oluşan geniş bir ekip ile hizmet vermekteyiz.

1136 sayılı Avukatlık Yasasının 35 ve 63 maddelerinin gereklerine harfiyen uyan ekibimiz kesinlikle avukatlık mesleğine özgü faaliyet alanlarına girmediği gibi şahıslara dava dilekçesi, savunma ve hukuki mütalaa hazırlamak gibi bir faaliyette icra etmemektedir. Dolayısı ile taleplerin bu çerçevede gelmesi istenilmektedir.

Ekip olarak yaptığımız faaliyet öncelikle avukatlara hizmet etmek olup onların teknik ve lojistik desteğini sağlamaktır. Dolayısı ile sıradan vatandaştan gelen hiç bir talep kabul görmeyecektir. Vatandaştan talep gelmesi halinde avukatının bizzat müracaatı talep edilecektir.

Yalnız Avukatların Yapabileceği İşler

Madde 35 – (Değişik: 26/2/1970 – 1238/1 md.) Kanun işlerinde ve hukuki meselelerde mütalaa vermek, mahkeme, hakem veya yargı yetkisini haiz bulunan diğer organlar huzurunda gerçek ve tüzel kişilere ait hakları dava etmek ve savunmak, adli işlemleri takip etmek, bu işlere ait bütün evrakı düzenlemek, yalnız baroda yazılı avukatlara aittir.

Baroda yazılı avukatlar birinci fıkradakiler dışında kalan resmi dairelerdeki bütün işleri de takip edebilirler.
(Değişik üçüncü fıkra: 23/1/2008-5728/329 md.) Dava açmaya yeteneği olan herkes kendi davasına ait evrakı düzenleyebilir, davasını bizzat açabilir ve işini takip edebilir. Ancak, Türk Ticaret Kanununun 272 nci maddesinde ön görülen esas sermaye miktarının beş katı veya daha fazla esas sermayesi bulunan anonim şirketler ile üye sayısı yüz veya daha fazla olan yapı kooperatifleri sözleşmeli bir avukat bulundurmak zorundadır. Bu fıkra hükmüne aykırı davranan kuruluşlara Cumhuriyet savcısı tarafından sözleşmeli avukat tayin etmedikleri her ay için, sanayi sektöründe çalışan onaltı yaşından büyük işçiler için suç tarihinde yürürlükte bulunan, asgarî ücretin iki aylık brüt tutarı kadar idarî para cezası verilir.
Hukuk ve Ceza Muhakemeleri Usulleri kanunları ile diğer kanun hükümleri saklıdır.

 Uzlaşma Sağlama

Madde 35/A – (Ek : 2/5/2001 – 4667/23 md.)
Avukatlar dava açılmadan veya dava açılmış olup da henüz duruşma başlamadan önce kendilerine intikal eden iş ve davalarda, tarafların kendi iradeleriyle istem sonucu elde edebilecekleri konulara inhisar etmek kaydıyla, müvekkilleriyle birlikte karşı tarafı uzlaşmaya davet edebilirler. Karşı taraf bu davete icabet eder ve uzlaşma sağlanırsa, uzlaşma konusunu, yerini, tarihini, karşılıklı yerine getirmeleri gereken hususları içeren tutanak, avukatlar ile müvekkilleri tarafından birlikte imza altına alınır. Bu tutanaklar 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 38 inci maddesi anlamında ilâm niteliğindedir.

 Avukatlık Yetkilerinin Başkaları Tarafından Kullanılmaması:

Madde 63 – Baro levhasında yazılı bulunmayanlar ve işten yasaklanmış olan avukatlar, şahıslarına ait olmayan dava evrakını düzenleyemez, icra işlemlerini takip edemez ve avukatlara ait diğer yetkileri kullanamazlar. Baro levhasında yazılı bulunmayanlar avukatlık unvanını da taşıyamazlar. (Ek cümle : 2/5/2001 – 4667/40 md.) Şu kadar ki, baro levhasındaki kaydı yirmi yılı dolanlardan, bürosunu kapatarak vergi kaydını sildiren avukatlar durumları hakkında bilgi vermek ve baroya karşı görev ve yükümlülüklerini yerine getirmek koşuluyla sadece avukat unvanını kullanabilirler. (3)
(Değişik ikinci fıkra: 23/1/2008-5728/334 md.) Birinci fıkra hükmüne aykırı eylemde bulunanlara Cumhuriyet savcısı tarafından beşyüz Türk Lirasından ikibin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir.
(Değişik üçüncü fıkra: 23/1/2008-5728/334 md.) Avukatlık yapmak yetkisini taşımadıkları halde muvazaalı yoldan alacak devralarak ve kanunların tanıdığı başka hakları
kötüye kullanarak avukatlara ait yetkileri kullananlar bir yıldan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılırlar.
Mahkemeler, icra ve iflas daireleri ve barolar, bu maddenin kapsamına giren bir olayı öğrenince Cumhuriyet Savcılığına bildirmek zorundadırlar. Yapılacak kovuşturma sonucu Cumhuriyet Savcısı tarafından baroya bildirilir.